• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/semskiasireti
  • https://www.twitter.com/semski_asireti

SONSUZA KADAR BARIŞ, BİRLİK VE KARDEŞLİK İÇİN EL ELE

Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam79
Toplam Ziyaret15022913
ŞEMS KİMDİR
ŞEMSKANLILARIN TARİHİ
BÜYÜKLERİMİZ
DRAMATİK HAYATLAR
SİTEMİZİ BEĞENİN
Saat
Title of the document

1

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHPyi `İmralıyı milletin başına bela etmekle suçladı. Bahçelinin "Şerefin varsa kimlerle pazarlık yaptığını açıklarsın" sözüne de şu karşılığı verdi: Haysiyetin, onurun varsa iddianı ispatla

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘gizli pazarlıklar yapıldığı’na yönelik iddialarına sert cevap verdi. Erdoğan, “Şerefin varsa, onurun varsa, haysiyetin varsa, kiminle ne görüşme yaptığımı açıkla. İspatlamazsan namertsin” dedi. Bahçeli’nin, seçimlerden sonra teröristbaşı Öcalan’ın serbest bırakılacağı iddiasına da tepki gösteren Erdoğan,AKParti iktidarda olduğu sürece Öcalan’a ev hapsi gibi bir durumun gerçekleşmeyeceğini vurguladı.

Erdoğan, MHP ,DSP, ANAP koalisyonunun 12 Ocak 2000’de imzaladığı protokol ile Öcalan’ın idamını ertelediğini hatırlattı ve protokol metnini okudu. Erdoğan, idamın Bahçeli’nin imzası ile sümenaltı edildiğine dikkat çekti. Başbakan, katıldığı televizyon programında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

AYNEN İADE EDİYORUM


MHP lideri Bahçeli İzmir mitinginde “Şerefin, haysiyetin varsa bu sorulara cevap ver. Kimlerle pazarlıklar yaptığını, hangi vaatleri verdiğini anlat. Türk devletini kime peşkeş çektiğini, itibarını nasıl ayaklar altına aldığını itiraf et. Yeni anayasa ile kimlere ne umutlar verdiğini söyle” ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan, iddiaları yalanlarken aynı tonda karşılık verdi: “Eğer senin şerefin varsa, senin onurun varsa, haysiyetin varsa, kiminle ne görüşme yaptığımı sen açıkla. Hukukta bir kaide var. Müdde iddiasını ispatla mükelleftir. İspatlamazsan namertsin. Burada söylediğin sözleri aynen sana iade ediyorum. Sen şimdi iddianı ispatla.Tayyip Erdoğan ülkesini hiçbir kimseye, hiçbir kuruma, hiçbir ülkeye peşkeş çekmemiştir, arkadaşları asla bu oyunların içerisine girmemiştir, girmez.”

HÜKÜM NEYSE UYGULANACAK


ABD’nin 1999’da teröristbaşı Abdullah Öcalan’ı yakalayıp MHP, DSP, ANAP koalisyonuna teslim ettiğini hatırlatan Erdoğan o dönemdeTürkiye’de idam cezasının yürürlükte olduğunu vurguladı. Koalisyon üyelerinin 12 Ocak 2000’de Başbakanlık’ta yaptıkları bir protokol ile Öcalan’ın idamını ertelediklerini açıklayan Erdoğan şöyle devam etti: “Terörist hakkında idam var, idam kararı uygulanmıyor.  Bu çok açık net ortada, bunu yapan Bahçeli’dir. Eğer siz idam etmiş olsaydınız bugün ne İmralı vardı, ne şu, ne bu .Bu iş bitmiş olacaktı. Niye yapmadınız bunu, niye geciktirdiniz, niye ertelediniz, niye sümenaltı ettiniz? Önce bunun hesabını verin. Sen bunun hesabını vermiyorsun, şimdi kalkıyorsun milletin başına bela ettiğin bir konuyu gelip hâlâ sıkılmadan söylüyorsun. Ben buradan çok açık net söylüyorum, benim Öcalan’ı bırakmak veya ev hapsine almak gibi, kesinlikle, bu işin aklımın ucundan bile geçmesi mümkün değildir. Ben iktidarda olduğum sürece, partim iktidarda olduğu sürece biz hakkında verilmiş hüküm neyse bu hükmü sonuna kadar uygularız.”

35’inci madde muğlâk netleşecek

Başbakan Erdoğan, 12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren’in sığındığı 35. maddenin muğlak olduğunu söyledi. Erdoğan şu görüşleri dile getirdi: “İstediğin yere çek. Bunun yeni Anayasa’da çok farklı bir şekilde ele alınması, değerlendirilmesi gerekiyor. Somut ifadelerle, vatandaş olarak okuduğumuzda anlamalıyız. Ben bunu anlamıyorum. ‘Bana verilen yetkiye göre bunu yaptım’ diyor.

GÖREVİNİ YAPACAK

Ülkenin siyasi iktidarı ne işe yarar? Bir ülkede anarşi varsa siyasi iktidar size demokratik parlamenter sistem içerisinde hangi görevi veriyorsa onu yapacaksınız. Ordunun birinci görevi dış düşmanlara karşı ülkeyi savunmaktır. İçeride de sivil idare ne görev veriyorsa gerekli yerlerde müdahaleyi yapmaktır. ‘Ben yaparım’ havası değil. O olduğu zaman, o ülke işte demokratik bir yapıdan sıyrılıp maalesef otoriter bir yapının içerisine doğru gider ki, bu sıkıntılı bir süreç olur.

ANAYASAL ÇİZGİDE

Ama yeni Anayasa ile bu kesinlikle netleşecektir. Şu anda da artık kurumlar anayasal tanım içerisinde kendilerine hangi görev veriliyorsa o görevin idraki içerisine girmiştir. Artık Türkiye bu noktada silahlı kuvvetleriyle olsun yargısıyla olsun çok daha farlı bir noktaya gelmiş ve tanımlanan görevlerini ifa etmenin idraki içindedir. Onun için de Türkiye’de artık bir suhulet söz konusudur.”

MHP’li eski vekil isyan etmişti

MHP Trabzon eski Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu,MHP’nin koalisyon ortağı iken imzalanan ‘12 Ocak Bildirisi’nin ‘pazarlık’ ürünü olduğunu açıklamıştı. Bıçakçıoğlu,MHP lideri Bahçeli’nin “Öcalan’la görüşme” polemiği başlatmasına tepki göstermiş, MHP’nin iktidarda olduğu dönemde Öcalan’ın idam dosyasının Meclis’e gönderilmemesine ilişkin üç liderin imzası bulunan bildirinin hesabının verilmesini istemişti. Bıçakçıoğlu, “O bildiri terör örgütü ile pazarlık yapıldığının resmidir. ‘Ey terör örgütü anarşiye devam edersen bekleme süreci derhal kesilecektir’ deniliyor. Madem Meclis’e sevk etme iraden vardı neden bekletip Meclis’e göndermedin” ifadelerini kullanmıştı.

Belki başkaları da müdahildir


(Genelkurmay eski Başkanları İsmail Hakkı Karadayı ve İlker Başbuğ’un 367 krizine müdahil oldukları yönündeki soru üzerine) Belki başkaları da vardır. Ama şimdi ben ‘şu dinledi bu dinledi’ diyememki. Bunu artık muhatapları kimlerse onlardan öğrenmek lazım. Elimde kesin bir veri yok, duyumlar var. 27 Nisan bildirisini birmuhtıra olarak kabul etmiyorum. Bu o zamanki Genelkurmay’ın bir yaklaşımı. Eğer muhtıra olarak kabul ediyorsanız varın öyle kabul edin ama yok bir değerlendirme olarak kabul ediyorsanız hemen ardından ertesi gün biz iktidar olarak gerekli cevabı, gerektiği şekilde verdik.

Gizli yerler ortaya çıkıyor

Sarıkız, Ayışığı, Balyoz gibi darbe planları bir zincir. Gerek ifadeler, gerek aramalar esnasında birçok şey ortaya çıkıyor. Belki de ifade vermeye gelenler ummadıkları sorularla muhatap oluyor. Sinir uçlarına dokunuyor olabilirler ve bu sayede de bazı gizli kalan yerler ortaya çıkıyor olabilir. Bu yeni halkaları ortaya çıkarıyor. Daha neler gelir, neler biter bilemeyiz. Ortada bir gerçek var ki çok sıkıntılı, ciddi bir süreç yaşanmış. Benim temennim, bir an önce bunların sonuçlandırılması ve Türkiye’nin gündeminden bir an önce düşmesi.

İttifak Elazığ’da belgelendi

Güneydoğu’da CHP-BDP ittifakı var. Orta Anadolu ve Batı’da bunun CHP-MHP ittifakına dönüştüğünü, bazı yerlerde CHP-MHP-BDP ittifakına dönüştüğünü görüyoruz. Elazığ’daki olayda dikkat edilirse, CHP’nin adayı pek şanslı görülmüyor. Dolayısıyla ‘MHP’yi destekleyelim’ diye ses kayıtlarına düşen bu. Bunu da kabul ettiler zaten. Bu açık net ittifakı ortaya koyuyor. Vatandaş kendi iradesini tam manasıyla ortaya koyamıyor, baskılar, sıkıştırmalar var. Bir taraftan bakıyorsunuz AK Parti’nin bütün seçim büroları, araçları taşa, molotoflara tutuluyor ama CHP’ye, MHP’ye böyle bir şey yapılıyor mu, yapılmıyor. Burası manidar değil mi? Demek ki AK Parti bir çözümün merkezi. Şu anda tüm statükocular bir araya geldiler, birleştiler. Hedefte AK Parti var.

Kürtçe ezan tek parti mirası


BDP’lilerin sokakta kıldıkları cuma namazlarının ardından şimdi de Kürtçe ezan okutmaya çalıştığını ifade eden Başbakan Erdoğan, tek partili dönemin BDP tarafından tekrar geri döndürüldüğünü söyledi. İsmet İnönü döneminde de 18 yıl Türkiye’de Türkçe ezan okutulduğunu hatırlatan Erdoğan, “Temenni ederim ki bu ders olur ve bunu daha ileri taşımazlar. Çünkü ezan evrenseldir. Türkiye’de kalkıp aynen o tek partili dönemdeki zulmü bize yaşatmak isteyenlere 12 Haziran’da benim Kürt kardeşlerim gereken dersi versin. Ezanıyla oynayanlara, bu işin istismar siyasetini yapanlara gereken dersi versin” dedi.

Bizimle dalga geçtiler

26 maddelik Anayasa değişikliği paketini hazırladığımızda onlarca köşe yazarı bizimle dalga geçti. ‘12 Eylül’ü yargılayamazsınız’ dediler. Uyum yasaları bitti. Şu anda yargılama süreci başladı. Peki şimdi bu yazıları yazanlar şimdi ne yazacaklar veya ne yazıyorlar? Artık konu yargıya intikal etmiştir, yargılanıyor mu, yargılanıyor. Bundan sonra da gelip hesabını bize mi soracaklar? Biz yasama organı, yürütme olarak görevimizi yaptık. Yasama, yürütmenin görev yapmasından sonra da şimdi yargı görevini yapıyor.
haber365.com


1018 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
.

H.Abdurrahman KEDALİ
(Bilgi, Sayfası)
DÜŞÜNDÜREN MİZAH KÖŞESİ
ŞAİR VE YAZARLAR KÖŞESİ




Site Haritası
FIKRA KÖŞESİ